ANDAÇ YAZILARI BAŞLIYOR...[Başak G./Cihan A./Dilek S.]

Günlerdir, mezuniyetin hüznü, rehaveti hakim olmuş durumda hayatıma. Bu duygusallık elbette Evren'in sanal dünyasına da yansıyor, yansıyacak, yansımalı da. Hayatını [de]şifre ederken Yunus'un, ömürde bir defa yazılan Evren anılarını paylaşmamak olmaz.

Fevri davranıyor, bir anda parlıyor, çabucak sönüyorum. Sinirliyim, sivri dilliyim, ağır konuşuyorum, deli gibi seviyorum. Bütün bunlara rağmen Evren'e katlanabilenler, yüreğine misafir olmayı başarabilenler bu gün Mezuniyet Andaç'ı bahanesiyle kalemi kağıdı eline alıp kendi Evren'lerini anlatıyorlar. Harun'dan Ferit'e, Semih'ten Suzi'ye kadar yürekten sevdiğim isimlerin andacımda imzalarını görmek istedim. Ve bu imzaları e-vren'in günlüğü'ne de taşımaya karar verdim.

Ben ikinci vizelerle boğuşurken, e-vren günlüğü'nün "ısrarlı ziyaretçileri"ni henüz baskıya girmeyen andaç yazılarıyla baş başa bırakıyorum...

***

Sınıfın en kibar, en nazik ve en centilmen insanı olan Evren arkadaşıma hayat boyu mutluluklar dilerim. Umarım her şey yüreğinin istediği gibi olur. Hayatındaki her şeyin sağlam emin adımlarla atılan yıldızlar kümesi olması ve o bembeyaz bulutları kıskandıracak temiz kalbinin hiçbir zaman kirlenmemesi dileğiyle. Kendi yolunda daima emin adımlarla ilerlemen ve hayatın sana hep iyi yüzünü göstermesi ümidiyle. [Başak GÜNERİ]

 

  [Cihan AYKUL]

Sevgili Evren, rahatlıkla diyebilirim ki yardımsever ve paylaşmayı çok seven bir insansın. Toplum gönüllüsü kardeşim benim seni böyle hatırlayacağım. Umarım ilerleyen yıllarda hedeflerine ulaşırsın. Sevgilerimle… [Cihan AYKUL]

 

[Ben ve Dilek / Merkez Kampüs]

Sayfalar yeter mi anlatmaya anıları, yazıya dökmek yeter mi o heyecanları, paylaşımları, birgün torunlarımıza göstermek için döktürüveririz bütün yaşanmışlıklarımızı, dostluklarımızı, işte o zaman bütün o hatıralarımızı ölümsüzleştiririz bu sayfalarda. Cansız cümlelerdir onlar coşkuyla yazılmış. Bir tarifini yapamazsın dostluğun, yaşarsın ancak.

 

Dostum. Denizli’de başladığın serüven burada sona eriyor. Bu serüvenin sonunda Aydın yine sana emanet. Sıra geldi başka serüvenlere. Seninle başladığımız ama finalini gerçekleştiremediğimiz oyundaki Şeref’i hiç unutmayacağım. Gösterdiğin performansı bütün Aydın görmeliydi fakat olmadı. Şeref hafızamdan hiç silinmeyecek. Sana her baktığımda şunu hayal ediyorum. Umarım birgün seninle bir program yapar sesimizi herkese duyururuz.

 

Evrencim, salatalık turşusu yiyişini çok özleyeceğim. Herhalde senin gibi o salatalıkları ciddiye alıp usulüyle yiyebilen kimse yoktur. Hani en azından turşu tırtıklayıcı bir uzman olarak ne kendimde ne de başkasında böyle bir uyum görmedim.

 

Ben senin gibi duygusal, hassas birine rastlamadım. Bunu gündelik yaşamına çok güzel yansıtabiliyorsun. Sosyal hayatının rengi umarım hiç değişmez. Toplum gönüllülerinin en gönüllüsü, her şey gönlünce olsun. Bayramlarda bize evini açıp, ağırladığın günler için çok teşekkür ederim. 

Babalarımız olmadı bu günlerimizi görecek ama inanıyorum ki onlar bizi bizden habersiz bir yerlerden görüyordur. Yaptığımız her şey o soyadını hakkıyla taşımak için değil mi?

İşte hikâyenin Aydın kısmındaki sonunda biz, bize düşen görevi yerine getirdik. Şimdi sıra hayatla savaşmaya geldi. Sana ve ailene her şey için teşekkür ederim. Mutlu, umutlu, huzurlu yarınlar seninle olsun. [Dilek SAĞIR]

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !