BIRAK, YARIM KALSIN CÜMLEM... - evrengunlugu.net {e-vren'in e-lektronik yaşam diyarı} - Blogcu
evrengunlugu.net {e-vren'in e-lektronik yaşam diyarı}
22/12/2005 - BIRAK, YARIM KALSIN CÜMLEM...
Hep bir adım ötede durdun bana... Susmakla, bakmakla yetindin... Beni de buna alıştırdın... Ve sen yarım kalan bir cümlem oldun. Tamamlamaya hiç cesaret edemediğim yarım bir cümle...
BIRAK YARIM KALSIN CÜMLEM...
İlk defa "haydi tamamla cümleni" dedin bana. Oysa biliyordun ki susmuştum. Kesilmişti bakışlarım ve durmuştu kalp atışlarım.
Yürünülmeyen yollardan yürüdük, basılmayan taşlara bastık. Ve seninle aynı yağmurun altında ıslandık. Kol kola yürüdük ama göz göze gelemedik. Yanımızdan geçenlerle, yanından geçip gittiklerimize baktık. Onca yolu tek bir söz etmeden harcadık.
Yağmur dineli henüz bir kaç dakika oldu; kurumadı bile ıslananlar. Kokun sinmişti üzerime de, senden kalan hiçbir şey olmamıştı bana.
Şimdi yoksun, uzaksın, başka gözlerde başka yüreklerde misafirsin. Bu hayattan çıktın; bu hayata giremeden. Ne tuhaf... Herkesin bir cümlesi var, tamamlanmayı bekleyen.
Hayat ' ı unutmak geldi mi hiç içinden?
yada boğulduğun suların dibinde ayak parmaklarına basarak yürümek..
attığın her adımda ayağını gıdıklayan su zerreciklerini tutmayı başarabildin mi hiç?
Bırak zaman aksın bırak akan sadece zaman olsun
Ama sen zaman dışındaki herşeyi yakala..
sevgilerle Pince..
İki gün sonra deşifre edilmekten ürken harflerim konuyor yavaşça yorumun dallarına. İçlerinde yarım kalmış bir cümle, gözlerinde okunmamışlığın verdiği burukluk... Harflerin de kokusu var, harflerin de kokusu var, kokla bak!
Sebepsiz değildir öyküler... Hiç yaşanmamış gibi gerçek, çok yaşanmış gibi yalan. Elbet bulunur bir anlayan...
Şimdi bir karanlık türkü tutturmuş harflerin. İtalik adımlarla düşerek bir bir, senden bir tutam saç getirir gibi yavuklusuna, ucu yakılmış mektup mahsunluğundalar. Yarın adam akıllı büyüyecekler. Alışmayı onlar da senden öğrenecekler.
Maksadını aşan sözleri kurşuna diz!
Efervesan bir öğüt veriyorum sana, unut! Unuttukça çoğalır içinde umut.
Seni yaramaz çocuk! Seni çopar...Yüzün-gözün hüzün... Medar-ı iftiharıydın son romantikler ordumuzun... Seni bir kahraman gibi okumalı bayramlarda ağlamadan. Ama, bilirsin işte! Anayasada var: ayrılıkların yıldönümü kutlanmaz!
Merhaba YUNUSEVREN; ziyaretiniz için teşekkür ederim...Hayatı anlamak için; önce kendimizi anlamak gerekiyor :) Razı olmasak ne çıkar? İşte; o, dedikleriniz zamanla, olgunlaşmakla alakalı kaldı ki; kuru yaprak olmak bile yaşamış ve yaşlanmış olmayı gerektiriyor... Yani; pişmek lazım... Cümleleriniz,güç verdi...
Yazıların çok içten geldi bana. Samimi, doğal bir anlatım var. Bloğunu ilk kez gördüm ama sık sık gelirim artık:) Yani benden kurtuluş yok pek:) Evet herkesin tamamlanmamış cümlesi, cümleleri vardır. Ama bunların sayısı ne kadar azsa o kadar daha mutludur insan. Hep sevgyle kal...
Yunus, yazını çok beğendim. Çok saf, çok duygusal bir anlatım var. Kendimi bir an Beşiktaş vapur iskelesinde hayal ettim.mevsim sonbahar ve yağmur çiselerken.....